Tarihimiz tanıktır ki ağır bedeller ödenmeden devrim için değer yaratılamaz.

Devrim için ölümsüzleşenler dünyayı değiştirme eyleminin ideolojik, siyasi ve politik özünü yaşamında billurlaştıran yoldaşlarımızdır. Bu nedenle ne onlar nede ölümsüzleşen yoldaşlarımızın temsil ettikleri sosyalizm amacı dar bir zamana sıkıştırılamayacak kadar büyüktür. Bundandır ki, yaşamını halkın kurtuluşuna adayanlar dünde bugünde toplumsal kurtuluş ve özgürlük yolunu gösteren parlayan yıldızlarımızdır.

Uluslararası komünist hareketin çağdaş dünyada sömürücü zorbalara karşı sosyalizm amacıyla devrimci proletaryaya dayanarak sürdürdüğü destansı sınıf savaşı tarihin akışını hızlandırmıştır. Milyonlarca işçi, köylü dünya genelinde komünist hareketin saflarında dünyanın dört bir yanında emperyalist işgallere, kapitalist sınıfına ve feodal gericiliğe karşı savaşarak sosyalizm bayrağını göndere çekti.

Uluslararası komünist hareketin teorik, ideolojik kaynakları olan ve yaşamlarını dünyayı değiştirme eylemine adayan proletaryanın büyük ustaları Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao’nun işaret ettiği devrim hedefine ulaşma mücadelesine önderlik eden her komünist parti uğruna milyonlarca işçinin yaşamını feda ettiği proleter dünya devrimi sürecinin bir parçasıdır.

Bu nedenle proletaryanın ortak davasında dünyanın dört bir yanında komünizm uğruna ölümsüzleşenleri saygıyla, bağlılıkla anarken, güncel olarak proleter dünya devrimi sürecinde başarıyı yakınlaştırmanın ölçütünün kapitalizme karşı sosyalizm mücadelesini geliştirmek olduğuna işaret etmek şarttır.

Türkiye-K. Kürdistan ihtilalci çizginin kurucusu önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşın başlattığı devrimci iktidar yürüyüşünde yüzlerce yoldaşımız canını feda etti. Faşist diktatörlük en başta da kendileri açısından en büyük tehlike gördükleri önder Kaypakkaya’yı işkence ile katlettiler. Sınıf düşmanlarımızın hedefinde neredeyse yarım yüzyıldır işçi sınıfının devrimci iktidarı uğruna başlatılan kızıl yürüyüşü tamamlamak için Halk Savaşı neferlerine dönüşen İbrahim Kaypakkaya’nın öğrencileri vardır. Maoist hareket Türkiye-K. Kürdistan halkasında ihtilalci kızıl çizgiyi bedelleri göğüsleyerek, acılara katlanarak temsil etmesi bakımından enternasyonal proletaryanın sosyalizm mücadelesinde ödediği bedellerinde bir parçasıdır.

İhtilalci çizgide savaşmada ki ısrarı sınıf düşmanlarımızın şiddetini üstüne çekmeye yeterliydi. Önderimiz İbrahim Kaypakkaya’yı katleden faşist devlet Kaypakkaya güzergahında savaşanlara her türlü olanağını kullanarak saldırdı ve on yıllara varan mücadele içerisinde yüzlerce yoldaşımız ölümsüzleşti. Yoldaşlarımıza yönelen yok edici şiddetin ana hedefi devrim için öne atılan, önderlik eden kadro ve fonksiyonerlerin öldürülmesi ve tutsak edilmesi yolu ile kızıl güzergahı tasfiye etmektir. Burjuvazi komünist hareketi tasfiye etmek savaşını kesintisiz sürdürürken, sınıf bilinçli proletarya ise komünist hareketi büyütüp kitleselleştirme savaşını verir.

Yoldaşlarımızın mezar ucuna konan her bir karanfil elbette çok anlamlı ve değerlidir ama esas mesele ve esas değer ve anlam işçi sınıfının kurtuluşu uğruna yaşamını feda eden yoldaşlarımızın sosyalizm mücadelesini sürdürmektir. Duygusal bağlılığı bilimsel bağlılığa dönüştürmek gereklidir. Hepimiz biliyoruz ki, kendiliğinden, veyahut da barışçıl metotlarla mevcut sömürücü, gerici sistem yıkılmaz. Zalimlerin sisteminin kendiliğinden yıkılmadığını binlerce yılık sınıf mücadelesi ve neredeyse 200 yıla yaklaşan komünist partilerin tarihi tanıktır. Zor ancak zor ile yıkılacaktır. Maoist hareketin her bir neferi bu genel realiteyi kavrayarak devrimci proletaryanın kızıl namlularına dönüştüler.

11 Ekim 2003’te Tokat/Zile’de ‘’bir Dersim yetmez, hedef bin Dersim’’ deyip Karadeniz’i kızıllaştıran dağların şahanı Baba Erdoğan’ın temsil ettiği çizgide ısrarla yürüyen Cemal Keser, Zeynel Aslan, Kenan Kösedeniz, Erol Baştuğ yoldaşlar düşmanla girdikleri muharebede ölümsüzleştiler. Ölümsüzlerimiz anmak onların hangi ideoloji, siyasi amaç ve nasıl bir örgütte mücadele ettiklerini de kavramayı gerektirir.

Ölümsüzlerimiz sınırsız ve sınıfsız bir dünya yaratmak ve sosyalizmi kurmak amacıyla savaştılar. Onların düşüncesi, felsefesi devrimci teorisi, ahlaki duruşu Marksizm, Leninizm, Maoizm ideolojisine dayanır. Sömürücü sınıfların saltanatını yok etmek için Maoist saflarda savaşta ölümsüzleştiler.

Ölümsüzleşen yoldaşlarımız revizyonizmi değil, Marksizm’i uyguladılar. Onlar teslimiyetçiliğe karşı direnişin temsilcileridir. Bugün devrimi uzaktan seyretmek değil, devrime katılma zamanıdır. İşçi sınıfının kurtuluşu uğruna mücadelede tarih yaratanların kızıl yolunu ilerletme günüdür.

Cemal Keser, Zeynel Aslan, Kenan Kösedeniz, Erol Baştuğ şahsında ölümsüz yoldaşlarımızı saygı ve bağlılıkla anarken devrim davasını büyütme, her alanda örgütlenmek için ileri çık çağrısı yapıyoruz.

Halk Savaşçıları Ölümsüzdür!

Related Post