Makale: Oportünizm İzin Verilmemesi Gereken Zehirli Bir Akımdır.

 Bilim ve mantık; özde de, biçimde de birliği şart. Doğrulanırlığı teorik ve pratiğin süzgecinden geçilerek kanıtlanması, sınıf mücadelesinin siyasi gücü Maoist hareketin başvurduğu bilimsel yol ve usuldür. Sınıf mücadelesinin belirlemeleri; ideolojik, politik ve burjuva siyasi iktidara ve her türlü odaklara karşı kullanılan araçların birbiri ile ilişkilerini, bağlantılarını, bağlaşıklarıyla etkileme gücü, oranı, gelişme, gerileme, ilerleme süreçlerindeki istikrarlılığı ile paralel devrim cephesinin bütün enstrümanlarıyla diyalektik birliğinden geçer. Yanlışlardan arınarak, korunarak doğruları Marksizm’in diyalektik materyalist anahtarının çığır açan çözümlemesinde etkin bir siyasi gücün – Maoistler cephesinde – bina edilmesi işçi sınıfının çıkarlarının gerekli ve zorunlu ihtiyacıdır. İçinde bulunduğumuz konjonktür işçi sınıfı cephesinde MLM bilimine karşı temel ve esas yol, yöntem diyalektiğinin reddine giden çok derin savrulmalarla büyük bir ideolojik belirsizlik içinde genişleyen oportünist-revizyonist akım mevcuttur. İdeolojik sapma, ideolojik belirsizlik içinde siyasi hedefleri bakımından sınıf işbirlikçi uzlaşmacı çizginin savunucuları kesilen oportünist akım; pragmatist, ölçüsüz, güce tapan, ürkek, sürecin dinamik devrimci güçlerinden uzak duran, onları zayıflatan siyaset çalışmalarıyla tehlikeli bir seviyeye ulaşmışlardır. Bunlar işçi sınıfının ve diğer emekçi halk kitlelerinin devrimci enerjisini, gücünü, birikimini parlamento ayağı başta olmak üzere düzene endeksleme stratejisi çerçevesinde çalışmaktadırlar.

Tarihte yaşanmış tecrübelerle sabit bilinen ve bugün genel olarak oportünizmin-revizyonizmin devrimci saflarda yarattığı tahribatlar dolayısıyla yıkım yaratan saldırıları çok boyutlu ve karmaşık hal almıştır. Çünkü buna uygun hale gelen zemin-koşullarla devrimci hareketlerin bir kısmı; sosyal şovenizmin düzleminde ‘’milli aidiyet’’ duygularının ideolojik yaratıcıları ve savunucuları olarak açık cephe pozisyonunda yer almıştır. Bir kısmı ise; inceltilmiş sosyal şoven olmalarıyla birlikte öne çıkardıkları görüntü yedeklenme… KUH’de ve bölgesel gelişmeler kapsamında oluşan güç birikimine tapma, söylediklerini tekrar etme, yanlışlarına ortak olma, ondan faydalanma stratejisiyle tarafını belirlemişlerdir. Her durumda ideolojik müphem –belirsizlik – içinde, sapma, gerileme ve yozlaşmalar Marksizm karşıtı sınıf işbirlikçi siyaset yürütülüyor. Bu parçalanmışlık, savrulma ve yabancılaşma hali işçi sınıfının politik mücadelesi bakımından ve ideolojik açıdan son derece ciddi kırılmalar yaratmaktadır. Burunlarından kıl aldırmayan oportünist-revizyonistler Marksist geçinerek, Marksizm’i aşma, yenileme gafletinde bulunmayı da ihmal etmiyorlar.

Lenin; ‘’Tarihin diyalektiği öyledirki Marksizm’in teorik zaferi onun düşmanlarını Marksizm kılığına bürünmeye zorlar’’ der. İşçi sınıfının düşmanları geçmişte olduğu gibi bugünde devrimci cephede ve Maoist saflarda saldırı pozisyonlarından vazgeçmiyorlar, fırsatı buldukça saldırılar gerçekleştiriyorlar. Bu durum Maoist saflarda ‘’3. Kongre’’ciler şahsında dışa vuran ve mevcut Enver Hocacı oportünistlerine yedeklenerek sıçramalı ataklarla tam hız yerlerini buldular. Zorlu koşuların varlığı devrimci saflarda kendisini sık-sık tekrar eden sancılı ve dolayısıyla toparlanamama, iç birliğini sağlayamama gibi parçalanmalar doğuran süreçlerin yaşanmasına maruz kalıyoruz. İç demokrasi ülküsünden uzak MLM biliminin en hassas noktalarını tahrip eden, red ve inkarcılık başta olmak üzere her burjuva yol, yöntemle buluşarak saldırılarda bulunmayı vazife edinen revizyonistler tasfiyeciliğide derinleştiriyor.

Özellikle son yıllarda yapılan stratejik belirlemelerin ve aynı paralelde geliştirilen taktik (!) politikalarda sağ oportünist tasfiyeci, reformist-parlamentarist kulvarda ilerleyerek durdukları zemini sağlamlaştırma çabasındadırlar. ‘’Tam bilimselci’’lik iddiasıyla tarihe ve geleceğe yönelik riyakarlık red ve inkarcılık Maoist komünistlere karşı aynı potada ideolojik düşmanlarla birleşmesi hayret ettirici, zavallı ve üzücü duruş gösterilmektedir. Biryandan birlik üzerine sözde birlikçi görünmeye çalışan, öte yandan Maoist komünistleri ‘’tanımama, muhatap almama’’ taktiğiyle komünist çizgilerini görünmez kılmaya çalışıyorlar. Ve bunu hapishanelerde ve başka alanlarda yer yer hocacılarla ve TKP/ML’lilerle birlikte top yekun birleşerek yapıyorlar. İçinizde ukte kalmış düşmana hizmet eden tutumlarınızın esiri olduğunuzdandır ki, zayıf sandığınızı yok saymak istiyorsunuz! Çok yazık ve gülünç… Maoist Kaypakkayacıların ısrarlı mücadeleye bağlılıkları her türlü saldırı odaklarına karşı dirençlidir, yıkılmazdır, varlığını güçlendirerek zayıflıklarını aşacaktır. Öyle sınıf uzlaşmacılığını merkeze alan güçlü olana (KUH gibi) yedeklenme parlamentarizmin yolunda legalizmin, reformizmin bataklığında ilerleyerek Marksizm’e saldırılarda bulunularak düze çıkılmaz. Bunlar Marksizm’i ‘’yeniden yorumlama’’ adı altında revize ederek, çarpıtma basiretsizliğinde bulunularak pragmatist durumu burjuva popüler kavramlarla ucu açık teorilerle içine düştükleri vahim hallerinde ısrar ediyorlar. Son 24 Haziran 2018 parlamento seçimlerinde benimsedikleri parlamentarist, reformist tutum ve kuyrukçu kimlik bunların gerçek trajik görüntülerini sergilemiştir.

Aynılar aynı yerde buluşurlar, aynı argümanları kullanırlar.

 Hangi ideolojik kaynaktan besleniliyorsan o sınıfın çıkarlarına uygun bir siyaset tarzı üretilir, yürütülür. Proletaryanın ideolojisinin karşıtında yer alan, kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın, gerçekliğini nasıl gösterirse göstersin değişmez olan onun sınıfsal niteliğidir; yürüttüğü mücadele biçimi ve kullandığı argümanların içerdiği anlamlardır. Oportünizmle yüklü olan ideoloji, davranış biçimi, siyaset tarzı burjuvazinin çıkarlarını güçlendiren mahiyettedir. Siyasi tespitler; Marksist literatüründe karşılığı olmayan belirlemelerle burjuva sınıfın temelini sarsacak, iktidarı hedefleyen perspektiften yoksun popüler kavramlarla doldurulmuş siyaset hattının çürük olan meyvesi Maoist güçlere, işçi sınıfına ve diğer halk kitlelerine yedirilmeye çalışılıyor. Bilhassa son yıllarda daha fazla kulaklarımızı tırmalayan akla ziyan at başı piyasaya pompalanan ‘’yeni’’ söylemler Marksizm adına (!) sıkça tekrar edilerek gerçek olgularmış gibi yansıtılmaktadır. Bir beyin kirletme, algı yaratma-yönetme stratejisi izleniyor. Bunların bir kısmı eskiden Maocu geçinip E. Hocacı olan küçük burjuvalardır. Bu akım şimdi parlamento yolunda reform talepleriyle halkı ‘’Çankaya’’ya taşıma stratejisine kilitlenmiş, devrim sorunu olan demokrasi sorununu mecliste halledecekmiş.(!) Bu kervana katılan en son kısmı temsil eden yine Maoist harekette darbe yoluyla gerçekleştirdikleri ‘’3. Kongre’’ci oportünist-revizyonistlerdir. Hepsi özünde aynı yolun duraklarında birleşerek cepheyi genişlettiler. Parlamento seçimlerine kilitlenerek, stratejik muhteva biçilerek devrim yapacaklarına kendilerini ikna etmişler ve halkıda kandırmaya çalışıyorlar.

Oportünizmin aynı havuzda birleşip, arınmayan aynı suda yıkanması zehirli olma etkilerini arttırmıştır. Kendileri için riskli gördükleri Maoist komünistleri ve onlara dahil olmayan devrimci kesimleri hedef alan ‘’emekçi sol’’, ‘’oportünist sol’’, ‘’sosyal şovenizm’’, ‘’dogmatikler’’, ‘’gelişimin önünde engel olanlar’’ vb. yakıştırmalarla yıpratma, yer yer tanımama gibi tutumlara başvurulmaktadır. İçinde bulundukları ideolojik müphem, yozlaşma, Marksizmden sapma, gerilemenin yabancılaşma hallerini saldırı yaparak gizlemeye çalışılmaktadır. Her fırsatta MLM ideolojisini, siyasi amaçlarının devrimci araçlarını kullanmaktan imtina eden oportünistler Marksizm karşıtı zehri kusarak varlıklarını ve vazifelerini yapmayı sürdürüyorlar.

Oportünist akımların, küçük burjuvaların temsiliyetini yapanlar kendilerini en mükemmel Marksistler olarak gösterirler. Tarihte de böyle olmuştur. Çin’de Deng Siao Ping parti içinde ‘’sosyalist’’ muhalefet pozisyonunun ilk dönemlerinde söylediği ‘’…önemli olan fareyi yakalamak, siyah beyaz fark etmez’’ şeklindeki anlayışından bir şey ‘’bulamayanlar’’, ‘’zenginlik muhteşem bir şey’’dir özel mülkiyete övgüler dizer noktaya vardığında Çin’li oportünistlerde bunlara hiç değinmeden görmemeyi tercih ettiler. İşte oportünizm böyle şeydir. İşine ne, nerede, nasıl geliyorsa öyle hareket eder. İlke yok! Siyasi yapısında disiplin yok, birlik yok, merkezi hareket birliği yok. Komünistlere karşı pozisyonları değişmez, gerçeklerin karartılmasında üstlerine yoktur. Bütün çabalarına rağmen MLM’nin ideolojik, siyasi, stratejik ve taktik politikalarının savunucularına karşı korkak duruşlarını gideremiyorlar. Yanlışlar doğruların karşısında nihai zaferi kazanamayacak zayıf ve zavallıdır.

Belirlemeler ve çözümlemeler ana kaynağını oluşturan toplumsal sınıfın içine uzanarak yapılır. Burjuva sınıfın içinde elde edilen kavram hasılasını MLM ideolojik, siyasi, politik belirlemelerine buluşturarak, bir anlamda zehir saçan oportünist-revizyonistler her yeni toplumsal gelişmelerin farklı-farklı aşamalarına birbirini tamamlamayan tutarsız aksiyonlarına tanık olunmaktadır. Bir söylediklerini bir sonrakinde red ve inkar eden analizleri burjuvaziye getiri sağlamaktan başka işe yaramamıştır. Bu E. Hocacıların doğal çizgisinde bir karakter halini almıştır. Bu cepheye iltihak eden ‘’3. Kongre’’ciler çok hızlı şekilde adaptasyon sorunu yaşamadan bu karakter halini özümsediler. Bugünkü koşulların hassasiyet içeren yanları, değişen güç dengeleri ve sınıf mücadelesi açısından doğan olgular karşısında gerilla savaşı başta olmak üzere devrimci mücadele araçlarıyla işçi sınıfı içinde çalışmak esas ilkesiyle diğer halk kitleleriyle diyalektik birliğini yakalamak, buna göre konumlanmak zorunluluk iken, biriken enerjiyi seçim sandıklarına hapsetme stratejisinde ısrar etmek sınıf işbirlikçiliğin oportünist faaliyetçiliği ve uygulayıcılığıdır. Oportünizmin aktörleri koşulların devrimci durumu oluşmasına ve daha yüksek toplumsal olayların gelişmesinin olanakları varken burjuva kaideleri geçmeyen hareket tarzında bulunmaları ve basın açıklamalarının ötesine geçmemeleri manidardır.

Türkiye, Kürdistan’da oportünist akım sınıf kavramını ortadan kaldırmış teorik-ideolojik ve politik alana yansıtmışlardır. Kürt işçileri ile Türk işçilerinin siyasi iktidar mücadelesinin araçlarını yaratıp mücadelenin öncü aktörü olmak yerine reformist talepleri merkeze alan pasif hareket tarzında yürümeye biat ediyorlar. Bu bilinçli bir tercihtir. Faşizmin yükseltildiği ve saldırıların yoğunlaştırıldığı bu süreçte birlikte hareket etmenin, mücadele etmenin araçlarını yaratarak kullanmaktan azade etmişler kendilerini. Hapishaneler bunun en canlı ve sıcak örneğidir. CMP’nu dağıttılar, çok ağır bedellerle kurulan bu örgütlülüğü ‘’çözüm sürecinin’’ sarhoş eden hallerine kurban ettiler. Bu yozlaşma ve yabancılaşma eğilimi kimi hapishanelerde Maoist hareketin hapishaneler örgütlülüğünü ‘’aynı ismi kullanıyorsunuz’’ gerekçesiyle muhatap almama, şehitlerinin anma etkinliğine bile davet etmeyecek kadar basitleşiyorlar. Elbette mesele böyle değil, gerçek olan şey birincisi çizgi sorunudur. Maoizm ile oportünizmin çizgisinin çatışmasıdır. İkincisi ise Maoistlerin güçlenen durumu her alanda varlığını daha güçlü hale getirecek dinamik, çalışkan dahası halk kitlelerinin umudu olmasından dolayı bunu engelleme çabasıdır. Kendi köklerine tutunan, sınıf mücadelesi arenasında komünist niteliğini koruyan yegane güç olunmasından dolayı oportünizm kendilerine engel ve riskli görüyorlar. Ama kimse merak etmesin bu korkulu komünist güç gelişip büyüyecek, günün somut koşullarına uygun en iyi ve doğru mücadele hattını çizecek uygulayacaktır. Maoist komünistlerin ideolojik yenilmez gücü, siyasi iktidar perspektifi oportünizme karşıda bir barikattır. Sınıf bakış açısından uzak işbirlikçi, uzlaşmacı parlamentarist-reformist akımın terminolojisi ve pratiği ‘’bu kadar da olmaz’’ dedirtecek kötü cinstendir. Devrimci nesnel koşullar ve Maoist sübjektif güçlerin doğru, ilkeli, istikrarlı mücadele duruşu karşısında tarihte olduğu gibi bugünkü zorlu koşullar atlatılacak bir kez daha yenilecekler. Oportünizme-revizyonizme karşı mücadele araçlarını kullanmaktan hiç bir şey esirgenmeyecek. Safları korumak, onlardan arınmak, aramızdaki kalın çizgiyi belirgin şekilde tutmak esastır.

Related Post

ÇİZGİYİ TEMSİL ETMEK

Posted by - 10 Eylül 2018 0
Örgütlenmeyi öğrenmek, onda ustalaşmak sınıf mücadelesinde belirleyici önemdedir. Devrimci bir teori ortaya çıktıktan sonra benimsenen teori ışığında siyasi hedeflerin gerçekleştirilmesi…

Mücadele Süreklidir.

Posted by - 30 Ağustos 2018 0
Koşulların zorluğu tartışmasız bir olgudur. Emperyalist sistem dünyayı bir ağ gibi sarmıştır. Sadece sermayenin çıkarları gereği bir çok zayıf ve…