Karşıt Fikirler ve İdeolojik Mücadele

162 0

Haber Merkezi: (Ozan Emre) Yayınlarımızda ideolojik mücadelenin parti ve sınıf savaşımı için önemini işleyen yazılar sıkça yer almaktadır.

Gücümüz, kabiliyetimiz ve kavrayış düzeyimize denk düşen çaba ve ısrarla sürdürdüğümüz ideolojik mücadele doğrudan proletarya partisinin siyasi hedeflerine ışık tutmaktadır.
Örgütsel ayrılıklarda bile ideolojik çizgi mücadelesinin yerine kriminal anlayışın geçirildiği, sorunların fikir çatışmaları veya politik sorunlardan ibaretse bu meselelerin nedenlerinin açıklanmasından ziyade tüm sonuçların yükü kişiselleştirilen kimi bireylere yüklenerek kurtulmaya çalışıldığı politik tutumların çarpıcı biçimde tekrar edildiği devrimci hareket realitesi koşullarında ideolojik mücadele de ısrar etmemiz, açık davranıp, gerçeklere bağlı kalmamız önem taşımaktadır.
Devrimci herhangi bir örgütün her şeyin yolunda gittiği dönemde dost ve müttefik güçlerle olan ilişkilerde, ayrılık sorunlarında ve halk arasındaki çelişmelerin ikna, eğitim fikir mücadelesi ile çözüme kavuşturulması üzerine sıralanan demokratik düşüncelerin alt alta sıralanmasına bakılarak demokrasi anlayışları hakkında bir sonuca varılamaz. Esasta pratikte tüm bu sorunlara nasıl yaklaştıklarına bakılarak ancak doğru bir sonuca varılabilir. Yani söz yetmez eyleme, ama esasta da eyleme bakmak şarttır. Örneğin örgütte ayrılık ve birlik sorunlarına Maoist komünistlerin proleter demokratik bilimsel bakış açısı çok net ve açık olmasına rağmen partide neden oldukları 2014 ayrılığında darbeci, mülteci oportünistler bizi pervasızca ve sorumsuzca parti ve devrim düşmanı ilan edip, ne kadar kötü sıfat varsa kesip yapıştırdılar. İdeolojik mücadeleden ise kaçtılar. Yine TKP/ML’de son ayrılıkta iki tarafın ideolojik mücadele yerine birbirlerini adeta düşman görme ve gösterme düzleminde ele almaları örneklerinde görüldüğü gibi sol sekter, yıkıcı tarz ve anlayışta olanların ortak noktası sorunların çözümünde ideolojik mücadeleden kaçınmalarıdır. Oysa bir takım kişiler suçlanarak sınıf mücadelesinin politik yada teorik ve ilkesel sorunlarına hiç bir açıklık getirilemediği bilinmiyor olamaz.
Sınıf mücadelesinde ezilen ve sömürülenler için tayin edici önemde biricik araç olan partinin karşı karşıya kaldığı sorunların ideolojik, siyasi ve ilkeler esası üzerinde ele alınması çelişmelere çözüm üretilmesinde belirleyici olduğu gibi, parti ve nüfuz ettiği kitlelerin siyasi ve teorik bilincinin geliştirilmesi ve eğitilmesi bakımından eşsiz bir eğitim malzemesinin deneyimden ortaya çıkarılması demektir. İdeolojik mücadeleden kaçınmak devrimci amaçlardan kopmaktır.
Parti içinde çelişmelerin çözümünde ideolojik mücadelenin önemini Mao yoldaş şöyle vurgular: “Eğer parti içinde çelişmeler, bunları çözümlemek için girişilen ideolojik mücadeleler olmasaydı parti ölür giderdi.” (Seçme Eserler, Cilt-1, Sayfa: 366) Çelişmelere teorik açıklık getirilmesi, yanlış, eksik ve burjuva fikirlerin mahkum edilmesi görevi de yine partinin yüksek bir siyasi seviyeye sahip olması gerekir. Marksist teoriye sistemli çalışmanın, kolektif kavrayışının geliştirilmesinin önemi de burada yatar. Aksi takdirde siyasi, teorik eğitime ihtiyaçları olanların ideolojik mücadeleden söz etmelerinin bir karşılığı olmaz.
Karşıtların birliği ve mücadelesi doğada olduğu gibi toplumda ve teoride de geçerlidir. Zıtların birliği ve mücadelesi gelişme yasasıdır. Bilgi teorimizin diyalektik metodu bunu açıklar. Bu diyalektik bilimsel anlayış partide de birbirini karşılıklı dışlayan ama aynı anda bir arada bulunan burjuva ve proleter fikirlerin zıtlık süreçleri içinde incelenmesi, açıklanması zorunluluğuna işaret eder. Bir örgütte karşıt siyasal, ideolojik eğilimler, politik sapmalar gelişme süreçleri içinde birbirlerini dıştalayan nitelikleriyle açıklanmıyor ise o örgütte gelişme dinamiği sönmüştür. Çünkü “gelişme karşıtların mücadelesidir.” (F. Engels, Doğanın Diyalektiği, Sayfa: 413, Sol Yayınları) Tek bir kalıba oturtulmuş ve her dönem için geçerli olacağı-olduğu savunusuyla yüceltilen fikirlerin, ona karşıt olan fikirlerin hiç dikkate alınmadan, değerlendirme seviyesinde teorinin konusu haline getirilmeden benimsenmeye kalkışılması düşünsel gelişmeyi durduran teorik ölümdür.
Proletaryanın siyasal gayesi doğrultusunda, komünizm düşüncesini savunan ve eyleme döken parti politik yaşamı içinde karşılaştığı sorunların kendi varoluş gayesine karşıt yönleri açıklayarak fikirlerinin gücünü gösterebilir. Bu bakış açısından uzaklaşıldığında teorik gelişme gösterilemez.
Sağ tasfiyeci, reformist, oportünist tespitlerinin yapıldığı ama proletaryanın anlayışına karşıtlık içeren bu düşman akım ve eğilimlerin nasıl ortaya çıktıkları ve neyi savundukları, hangi sonuçlara yol açtıklarına dair teorik temellendirmelerin yapılmadığı örnekler o kadar çokki detaya inmeye yerimiz yok. İdeolojik mücadele yerine “söyle geç” tarzı geçirildiğinde, teorik üretim durmuş demektir.
Sıkça devrimci yapılardaki kültürel, düşünsel yozlaşmadan, siyasal çalışmalardan uzaklaşma, devrimci teoriye ilgisizlikten söz edilmektedir. Buradan politik yapıların alt katmanlarında burjuva etki altında kalanlar suçlanamaz, çünkü kitleleri bilinçlendirecek ve eğitecek teorik üretim yetersizliği bu tespitlerde bulunan yapıların merkezinden yayılmaktadır. İdeolojik mücadeleyi kendine külfet gören sadece tespitlerde bulunan ama tespitin diyalektik karşıtlığını oluşturan çatışma halinde olan düşünceleri açıklamayan anlayışın yozlaşmaya kapıları sonuna kadar açık tuttuğunu söylemek haksızlık olmayacaktır. Doğru sonuçlar çıkarmalıyız tüm bunlardan. Düşünce ve eylemlerin tüm biçimlerini birbirini dışlayan zıtlıklarıyla gelişim süreçleri içinde inceleme ve açıklamayı öğrenmeliyiz. Koşullar oldukça çetin, ama gelişmeye de uygun ve açık durum bize etkin ve hızlı biçimde öğrenmek gerektiğini söyler. Devrimci teoriye önem verilip verilmediğinin göstergesi ise sürdürülen ideolojik mücadele seviyesidir.

Related Post

Mücadele Süreklidir.

Posted by - 30 Ağustos 2018 0
Koşulların zorluğu tartışmasız bir olgudur. Emperyalist sistem dünyayı bir ağ gibi sarmıştır. Sadece sermayenin çıkarları gereği bir çok zayıf ve…