Gelişme Devrimci Çizginin Uygulanmasına Bağlı

43 0


Haber Merkezi:(Taylan Küçük) 
Karamsarlık ruh hali, devrimin gerçekleşmesine, egemen sınıf iktidarının “baldırı çıplaklar” yani ezilen ve sömürülen kitleler tarafından proletaryanın devrimci önderliğiyle yıkılacağına olan inançsızlıktan beslenir. Diğer ifadeyle karamsarlık ruh hali işçi sınıfının devrimci ideolojisinin kavranmaması, ondan sapılması ve onun aydınlattığı yoldan çıkmakla serpilip gelişir. Çok çeşitli bileşenleri kapsayan sınıf hareketinde kendini sosyalist, komünist olarak adlandıran dağınık durumdaki örgüt, parti ve çevrelerde faşist diktatörlüğün artan saldırıları karşısında ortaya çıkan gerileme ve geri çekilme süreciyle beraber karamsarlık ruh halinin geliştiği bir sır değildir. Sınıf bilincinin değiştirici ve dönüştürücü engel tanımaz iradesinin kristalize olduğu devrimcilik ideolojik, siyasi kırılmalar ile yerini kendiliğindenciliğe bıraktığı politik genel atmosferde mevcut kendiliğindencilik pasifizm, bekle gör edilgenliği, reformculuğa meyleden tutumlarla artan eğilim vb. görülse de genel tablonun değiştirilmesini sağlayacak adımların atıldığına dair bir gelişme söz konusu değildir. Çabalar olsa da ki önemlidir, ama henüz yeterli değildir. Daha öncesinde de yumuşak olmayan siyasi, politik koşullarda mücadele yürütülmüş olması ve en karanlık dönemlerde potansiyelindeki devrimci dinamizm ve bilimsel gücün taşıyıcısı olabilen yapılardaki kırılmalar neyle açıklanabilir? Meselenin sadece burjuvazinin artan saldırı ve baskı politikasıyla açıklanamayacak kadar derin, karmaşık ve çizgisel boyutta olduğu unutulmamalı. Olumsuz gidişatın etkin müdahaleler ile tersine çevrilmemiş olması esas olarak devrimci ideolojik ve çizgilerde gerçekleşen kırılmalardan ileri gelmektedir.

Elbette sınıf mücadelesi düz bir hat üzerinde değil, inişli çıkışlı, yenilgiler yaşayabilen ama en aşılmaz denilen zor şartları da aşarak sıçramalar gerçekleştirerek ilerleme niteliği taşımaktadır. Sınıf düşmanlarının güçlü görünen yapısı çöküşe gebe iken, zayıf ve dağınık olduğu inkar edilemez açıklıkta olan işçi sınıfının ise birleşmeye ve güçlenmeye gebe olduğu karşıtlık toplumsal ve iktisadi realiteye dayanmaktadır. Doğru, Türkiye’de koşulların ağırlığı, faşist diktatörlüğün azgın saldırıların proletaryanın sınıf savaşımı üzerinde ciddi bir basınç yarattığı, birleşmesine ve toparlanmasına tüm araç ve yöntemler ile engel olunmaktadır. Ama bu sınıf savaşımında karşıtlığın bir yönüdür. İşçi sınıfının gelişimi, örgütlenmesi ve mücadele kabiliyetini geliştirmesi, komünist partisinde yenilmez bir ordu gibi sağlam bir yapıya kavuşması için sorunu esasta kendi yönünde ele alması gerektiğinden kaçınılamaz. Proletarya devrimci bir sınıf olarak kapitalist toplumu aşmaya yazgılı biricik sınıf olduğu ve tarihi realiteye bağlı olarak mücadele yenilgiler ile geriye düşse bile düştüğü yerden doğrularak ileriye doğru dönen tarihin tekerleğini doğru rotaya konulması için cenk alanlarının kızışacağı gerçeği nesnel şartlarıyla capcanlı duruyorken devrimci inaçsızlığın geliştirilmesi devrim saflarına sızmış küçük-burjuva ideolojik düşünüşün refleksi yada yönelimi olarak görülmeli. Karamsarlığa kapılan eğilimlerin aktığı yatağa yön veren düşünüşün devrimci teoriye dayanmadığı da açık bir gerçektir.

Marksist materyalizm düşüncesiyle toplumsal olguları açıklayan sınıf bilinciyle donanmış komünist hareketin verili çürümüş düzenin gelişim seyrini değerlendirememesi düşünülemez bile; toplum karşıtı sömürücü sistemin gaddarlıkları karşısında değil karamsarlığa kapılmak bir saniye bile tereddüte düşmeden çok daha kararlılıkla sınıf mücadelesinin geliştirilmesi görevlerine sarılarak teorik ve pratik temele sahiptir. Sınıf mücadelesi görünürde olan çeşitli radikal küçük-burjuva yapılar, orta burjuvazi ve küçük-burjuvazinin reformcu eğilimlerini taşıyan sosyal reformist partiler üzerinden tanımlanamaz. Emek sermaye çelişmesi çok çeşitli biçimleriyle daima mücadele halindedir ve eninde sonunda ezilen ve sömürülen yığınlar Marksizm teorisiyle donanmış proletarya partisiyle buluşup iktidarın kazanılması gayesiyle sözünü söyleyip, eylemini ortaya koyacaklardır. Komünistler toplumsal kurtuluşa olan büyük bağlılıklarıyla kitlelerin örgütlenmesi için çalışmak görevini aksatamazlar.

Eğer bugün emperyalizm ve komprador sömürücü sınıfın Türkiye-K. Kürdistan halklarına getirdiği yıkım ve tahribat, yoksulluk ve perişanlık acılar ve baskılar, halkın demokrasi ve özgürlüğe yönelik acil arzuları apaçıkken sosyalizm mücadelesinde komünistler yeterince çalışacak kişi bulamıyorsa bu durumda kendilerini sorgulayarak, nerede eksik olduğunu tespit etmekle işe başlamalarının daha isabetli olacağı açıktır. Çünkü mücadele yürütecek çok insan var, sorun bizim onları örgütlemeyi henüz yeterince başaramamış olmamızdadır. Pratiklerden sonuç çıkarılması; eleştiri-özeleştiri, dönüşüm şart.

Dünya ölçeğinde her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de egemen sınıfın dayandığı sisteme muhalefet eden birçok kesim örgüt ve yapılar mevcuttur. Komünist hareketi tüm bu muhalefetin çeşitli yapılarından ayıran temel özellikler vardır. Komünistlerin ayrıt edici sınıf niteliği özel mülkiyete dayalı düzeni yıkmayı yerine sosyalizmi kurmayı hedeflemiş olmalarıdır. Uzunca bir zamandır sınıf hareketini bu ayrıt edici iktidar hedefli mücadele amacından saptıran, söylemde ve eylemde diğer çok çeşitli muhalefet odaklarının reformcu söylem, amaç ve tepki hareketine dönüştüren sağ rotadan sınıf hareketinin kurtulabilmesi için Marksist, Leninist, Maoist devrimci teori ışığında proletaryanın iktidarı kazanma mücadelesi amacına uygun propaganda, teorik aydınlatma ve örgütlenmeye ihtiyaç vardır. Bir tepki ve reform hareketine dönüşenler varsın Marksizm’i “aştıklarını” onun “artık çağın ihtiyaçlarına yanıt vermediğini” zırvalayıp dursunlar biz ısrarla Marksizm teorisinin derinden kavranması gerektiğini yineliyoruz. Sınıf mücadelesi güçleri propaganda ve ajitasyonda örgütlenmede iktidarın kazanılması programına devrimci teorisiyle dayanmak zorundadır. Aksi takdirde birçok örgütte görüldüğü gibi adı komünist olsa da, çok sayıda ve türde var olan diğer muhalefet güçlerine benzemekten kurtulunamaz. Unutulmasın ki, tespitler doğruysa, engeller bir şekilde aşılır; aşılacaktır da.

Related Post

YENİLENMEK ZORLU BİR MÜCADELEDİR

Posted by - 19 Kasım 2018 0
Makale:Komünistler dünyayı değiştirme eyleminin önder güçleridir. Toplumsal olgulara tek yanlı değil, çok yönlü bakarlar ve olgulara dayanırlar. Nesnel dünyanın yerine…

24 Ocak Şafağı: Vartinik

Posted by - 18 Şubat 2019 0
Haber Merkezi: Vartinik kömü… 24 Ocak Şafağı… Ve 73 senesi… İşte bütün bunlar ve daha birçok belirgin öğe, benim düşün dünyamda…