OZAN EMRE:  Sınıf mücadelesinin çok boyutlu yönleri vardır. Zor ve çetindir. Üretici güçlere sahip egemen sınıf siyaset deneyimi ve elindeki avantajları yıkıcı bir güç olan devlet cihazıyla birleştirir ve ezilip sömürülen sınıflara karşı kullanır. Binlerce yıllık özel mülkiyet düzeninin ezen sınıflara kazandırdığı yönetme, karşılarına direniş ve devrimci fikirlerle çıkanları ezme deneyimi kapitalist-emperyalist dünyanın burjuva toplumunun gelişkin yıkıcı güçleriyle birleşmiştir. Stratejik manada güçsüz ama taktik araçlar bakımından güçlü olan kapitalist devlet iktidarının kısa süreli çalışmalarla ve bir çırpıda yıkılması mümkün değildir. Bu nedenle iktidarı fethetmek düşüncesiyle donanmış proletaryanın sınıf örgütü çok zorlu, büyük acılara katlanmayı göze alan, yıkıcı ve ağır sonuçları göğüslemeyi başaracak uzun erimli, sabırlı bir çalışma yapılması gerektiği bilinciyle hareket eder. Zaferlerin yanında yenilgilerinde kaçınılmaz olduğu böylesine uzun ve zorlu bir mücadele rotasında önceden neler olabileceğini bilmek olanaksızdır. Mücadelenin seyrini belirleyen nesnel koşullar, karşılıklı çatışma içinde olan sübjektif kuvvetlerin dengesi, bu güçlere önderlik edenlerin kabiliyetleri ve daha birçok nedenlerdir. Sınıf savaşımında hiçbir şey kağıt üzerinde yazıldığı biçimiyle ilerlemez, ama stratejik, teorik ana doğrultuya bağlı çok çeşitli formlarla mücadele sürer.

Bilinip başarılamayan, yada başarılması için ödenmiş o kadar çok bedel var. Teorik olarak mücadele belirleyici önemde olan kadroların önderliğin korunmasının nedenleri çokça açıklanmasına ve gayet iyi bilinmesine rağmen partimizin önderliğini koruma yeteneğini kazanamaması teorik olarak söylenen ile pratikte başarılamayana örnek gösterilebilir. Basitten karmaşığa, taktik ve stratejik açıdan hedeflerin maddi güce dönüştürülmesi, en iyi taslakların pratikte anlam kazanması insan unsurunun çalışmasıyla mümkün olduğuna göre saptanmış devrimci teorinin emrettiği görevlerin karşılanması da ancak devrimci teoriyi derinlemesine kavrayan bu teorinin işçi sınıfının içinde yaygınlaştırılması çalışmasının araç ve taktiklerini kullanmakta yetenekli kadrolarla mümkün olabileceği kendiliğinden anlaşılır.

Herhangi bir iş üzerinde çalışılmadan yetenek kazanılmaz. Sınıf mücadelesinin yetenekli kadroları ve büyük miras bırakan ölümsüz önderlikleri de çok büyük zorluklara katlanarak uzun zamana yayılmış kararlı çalışma ve sınıf savaşımının içinde pişerek gelişmişlerdir. Her uzun yolculuk bir ilk adımla başlar denilen bir söz var. Mücadele yeteneklerin geliştirilmesi, kendisinden sonraki kuşaklara onurla kızıl bayrağı devreden önderlerimizin, ölümsüz yoldaşlarımızın iz bıraktıkları yola adım atılması bir mücadele kararı, değiştirme ve değişme iradesi olduğuna göre mücadelede yetenekli hale gelmek, ustalaşmak zorlu yolda ilerlemeyle orantılı olacaktır. Uzun zamanı ardında bırakmasına rağmen gelişme göstermeyen duruşun değiştirme iradesi zayıftır. İlerleme ve zaman ilişkisi yaşamda ve politikada devrimci olmak üzerinde şekillendiğinde anlam bulur. Özel mülk dünyasından kendisine kalan geri ve zaaflı zincirlerini koparamayanların toplumsal değişimin asli devrimci önderlerine öncü güçlerine dönüşmeleri olanaksızdır. Bu nedenle devrimcilik öncelikle kendisindeki değişimle başlar ve değiştirme iradesine dönüştükçe genişler.

Hareket halinde sürekli değişim halinde olan toplum durağanlığı, hareketsizliği, donmuş bir biçimi kabul etmediğine göre diyalektik bir yasa olarak hareketin özünü oluşturan zıtların birliği ve mücadelesinin geçerli olduğu insanında aynı yerde sayması mümkün değildir. İlerlemiyorsa, gelişmiyorsa akan ve ilerleyen toplum karşısında gerilediğini akılda tutması gereken her devrimci sürekli olarak ekonomik, felsefi, kültürel, siyasi ve politik alanda kendisini geliştirme zorunda olduğunu da unutmamalı. Elbette sadece bilmenin yeterli olmayacağı politikada ve yaşamda devrimci kalma meselesinde yoğun, tempolu ve disiplinli bir çaba ve kararlı bir mücadele içinde olunması gerekmektedir. Bildiklerine yeni bilgiler eklemeyen, inceleme ve araştırma faaliyetini bir kenara atan bildiklerinin kendisi için kafi olduğunu düşünen yetinmeci kişilik değişen ve hareket halinde olan toplumun gerisinde kaldığını fark etmeyecek kadar körelebilir ve bu pozisyon sınıf mücadelesinde ayak bağına dönüşebilir. Bu nedenle sınıf savaşımının zorlukları ne olursa olsun düşünce gelişiminin kaynağı olan araştırma ve inceleme çalışmaları aksatılmaya gelmez.

Entelektüel bir oyun değildir devrimcilik. Proletaryanın sınıf devrimciliği dünyayı yorumlamakla yetinmeyen onu değiştirme eylemidir. Çağdaş dünyada doğayı kafa ve kol emek gücüyle dönüştüren üretici sınıf kuvveti zenginliğini oluşturduğu toplumu siyasal ve politik kuvvetini kullanarak siyasal olarak değiştirecektir. Bu köklü değişimin önünde duran sömürücü, gerici egemenlere karşı proletaryanın amansız mücadelesi sürmektedir. Bu anlamda devrimci karakter sınıfının öz bilincini, değiştirme iradesini yansıtır. Dünyayı değiştirme nihai hedefi siyasi iktidarı kazanma olarak anlam bulan devrim sorunudur. Bu bakışla devrimcilik geçici, dönemsel, sınırlı değil süreklidir. Yenilgiler, darbeler, çökme, yozlaşmalar karşısında boyun eğmez ve çaresiz değildir. Devrimci duruş yıkılanı yeniden yapma, köhnemiş olanı yeniyi kurma gayesiyle yıkma, toplum için zararlı olan ne varsa silip süpürme, sömürüyü ortadan kaldırma mücadelesinin kendisidir. Zorluklar karşısında beyaz bayrağın çekilmesiyle karakterize olan özel mülk dünyasının köhnemiş çarklarına bağlanma anlamına gelen kenara çekilme, bekle görcü pozisyonuna düşerek devrimci mücadeleyi uzaktan seyretmek sisteme dönüş olduğu gibi değiştirme iddiasından kopmaktır.

Bizim ezberlerimiz yoktur, komünist bilimsel dünya görüşümüz vardır. Proletaryanın büyük davasına uygun düşünme ve davranma tutarlılığıyla devrimci pratikte ısrar ederek değiştirme eylemini ileriye taşıyacağız. Bu tutum eskimiş olanı çıkarıp atmayı, hatalı tarzlardan kurtulmayı, bu tutum komünistlere özgü cesurca ilerlemeyi emreder.

Related Post

ÇİZGİYİ TEMSİL ETMEK

Posted by - 10 Eylül 2018 0
Örgütlenmeyi öğrenmek, onda ustalaşmak sınıf mücadelesinde belirleyici önemdedir. Devrimci bir teori ortaya çıktıktan sonra benimsenen teori ışığında siyasi hedeflerin gerçekleştirilmesi…